Adaları, kahveleri, yerel ürünleri ile HELSİNKİ

5736

Adaları, kahveleri ve yerel ürünleri ile HELSİNKİ

Dünya kentlerinde “72 saatlik gezi” adlı bu bölümde adresimiz Finlandiya’nın mütevazı başkenti Helsinki.

Her biri birbirinden ilginç hepsinde farklı zevklere hitap eden adalar, iyi kahveler ve yerel ürünlerle üretilmiş sanat eserlerini andıran tabakları ile karşınızda Helsinki.

Neden gitmeli?

Birisi size “Avrupa başkentlerini say” dese Paris Londra Roma’dan başlayıp Stockholm ya da Kopenhag’ı sayar ama Helsinki’yi zor hatırlanırsınız değil mi? Bu kesinlikle sizin hatanız değil. Bu Helsinki’nin mütevazı bir kent olmasının nedeni. Bu Nordik rüyasının temsilcisi kenti, ziyaretçilerine doğası ve sanat eserleri ile unutulmaz saatler geçirtir. Gezi sırasında satın aldığınız küçük hediyelik eşyaları ile de bu tatili evinizde de hatırlatıp kalbinizde bir başka konumlanır. Bu nedenle rotanıza kesinlikle Helsinki’yi ekleyin.

Ne yapmalı?

Helsinki denince adadan adaya yolculuklara hazır olun. Üç tarafı Baltık Denizi ile çevrili kentin 3 binin üzerinde adası var. Helsinki’den kalkan feribotlar, en büyüğü (ve İsveççe konuşan) Aland’a gidiyor. Onna gibi daha küçük olanlara gitmek için deniz otobüsleri var. Bunun dışında kalesiyle UNESCO’nun Dünya Mirası listesine girmiş bulunan Suomenlinna dâhil birçok adaya giden banliyö gemileri var. Yazın plaj için kent sakinlerinin tercihi Pihlajasaari. Vartiosaari’de kentin kalburüstü tabakaların şık villalarının olduğu bir bölge. Market Square’den 40 dakikalık bir yolculuğun sonunda güzel balıkçı köyü ve doğal dalgakıranıyla Kaunissaari’ye ulaşıyorsunuz. Merkezde ne yapacağım? diyenler de sözümüz söyle: Helsinki’nin ana bölgelerini yürüyerek ya da tramvayla rahatça dolaşabilirsiniz. Gezinize yeşil kubbeli, kar beyazı Helsinki Katedrali’nin bulunduğu Senato Meydanı’ndan başlayın. Meydan, 1822-1852 yıllarında inşa edilmiş Carl Ludving Engel tasarımlı kraliyet binalarıyla çevrili. Sonra Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks katedrali Uspenski’ye gidin. Katedralin kırmızı tuğlalı cephesi, kentin göz alıcı beyazlığıyla müthiş bir kontrast oluşturuyor. Sanat meraklıları etkileyici bir Fin sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapan Ateneum Sanat Müzesi’ni ve 60’lardan 90’lara Fin ve uluslararası çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği Kiasma Çağdaş Sanat Müzesi’ni mutlaka ziyaret edin. Bunun dışında Töölönlahti Körfezi’nde doğa yürüyüşüne çıkın. Kocaman metalik parlak silindirlerden yapılmış görkemli Sibelius Anıtı’nı görmeden dönmeyin.

Nerede kalmalı?

Kent merkezinde en popüler yeşil alanlardan biri olan Vanha kirkkopuisto’nun (Eski Kilise Parkı) karşısında tarihi Hotel St. George var. Bu otel Design Hotels üyesi. 148 odası ve beş süiti iki restoranı saunalı ve havuzlu bir SPA’sı var. Markeet Square’den beş dakikalık yürüme mesafesindeki Hotel F6, zarifçe döşenmiş; ahşap zeminli, sıcak tonlarda ve ferah olan 66 odalı bir butik seçenek. Small Luxury Hotels of the World üyesi, 77 odalı Hotel Haven, limana bakan harika bir konuma sahip. Otelin, önünde keşfetmeye meraklı misafirleri için bisikletleri var.

Nerede yemeli?

Çok kahve tüketmez misiniz? Finlandya’da bu kuralı unutun. Çünkü burada kişi başı kahve tüketimi yılda 10 kilogramın üzerinde. Finliler kahveyi çok seviyor ve kahveye kahvia diyorlar. Helsinki’de iyi bir fincan “kahvia” için gidilecek adreslerden biri, Kallio’daki Good Life Coffee. Kentte tasarım mutfakta da kendini gösteriyor. Eski bir mezbahadan dönüştürülmüş Teurastamo, güzel mekânlardan biri. Yemek arabalarından aldığınız ucuz ve lezzetli yemekleri, kışın bile olsa açık havada ortak masalarda yemek keyifli.

Tüyolar:

Helsinki’ye trenle iki saat uzaklıkta bulunan, ülkenin eski başkenti Turku’yu mutlaka ziyaret edin. Aura ve Takımada Denizi’nin kıyısına kurulu kent, Baltık ve İskandinav kökenlerinin bir birleşimi. Gitmişken Fin hamamında keyif yapmadan kesinlikle dönmeyin.

Önceki İçerikSanat, yemek, alışveriş hepsi TAİPEİ’de
Sonraki İçerik5 Pakistan = 1 İsviçre
Avatar
Cahit Akyol, CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı şirketinin Ajans Başkanı ve kurucusu, turizm haberlerin yer aldığı www.turizmmuhabiri.com adlı haber sitesinin de kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni’dir. 35 yıllık Hürriyet Gazetesi muhabirliği geçmişi olan Akyol yayıncılık hakkındaki engin bilgisi ve onlarca yıllık tecrübesi ile meslek hayatı boyunca sayısız haber,  röportaj ve seri yazılara imza atmış, halen de sektörün içinden olan bir gazetecidir. Akyol, tecrübeli gazetecilerden oluşan kadrosu ile CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı şirketinde farklı sektörlerdeki firmalara, kişiye özel PR hizmeti sağlar. CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı’nda, marka yönetimi ve “butik tarzda” halkla ilişkiler hizmetlerini yönetir. Şirketinde özellikle marka, hedef çalışması,  projelendirme, konsept geliştirme ve uygulama, kurumsal mesajlar, ürün odaklı mesajlar ve tabii ki, medya ilişkileri konusunda yetkindir. Şirketinin faaliyet alanları, yayıncılık, iletişim danışmanlığı ve halkla ilişkiler ve organizasyondur.