Seyahat Acenteleri Mücadele İçin Kararlı

616

İGA’nın İstanbul Havalimanı’ndaki karşılama yasağına tepki gösteren seyahat acenteleri, “Bu haksız ve yanlış karardan dönülmesi için mücadele edeceğiz” kararını aldı.

İGA’nın karşılama yasağını protesto eden seyahat acenteleri, Turizm Ortak Akıl Platformu öncülüğünde bir araya geldi. Platformu adına Bemet Tour Genel Müdürü Berrin Özgen konu ile ilgili açıklama yaptı.

TÜRSAB’ın transfer görevlisi belgesi verdiği acente yetkililerinin “hanutçu” ve “çığırtkan” tabir edilen kişilerle eşdeğer görülmesinin kabul edilemeyeceğini söyleyen Berrin Özgen, “Yasa ile güvence altına alınmış transfer yapma hakları engellenmiştir” dedi.

Karara gerekçe olarak gösterilen “Sessiz Havaalanı Konsepti”nin de engellemeye açıklamaya yetmediğini belirten Berrin Özgen, “. Dünyada bu konseptin ilk geliştirildiği ve uygulandığı havaalanları olan Helsinki, Viyana ve Mumbai havaalananları başta olmak üzere dünyanın hiçbir havaalanında böyle bir yasaklama yoktur. Sessiz havaalanı konsepti özünde anonsları azaltmak ve kapılarda anons yapmak esasına dayanmaktadır.” İddiasında bulundu..

Turizm Ortak Akıl Platformu açıklamasının metni şöyle:

İstanbul Havalimanı güvenlik komisyonunun 19.12.2019 tarihli toplantısında 2019/16 sayı ile “Terminal Gelen Yolcu Katı gümrüklü salon çıkış kapısı önünde karşılama alanına, yolcu yakınları dışında, karşılama amacıyla gelerek elinde karşılayacağı kişilerin ismi, firma adı, numarası vb. pankart, döviz vb. bulunduran veya asan kişilerin bahse konu alana alınmayarak terminal dışına alınması ya da İGA Meeting Lounge alanına yönlendirilmesi uygun görülmüştür” şeklinde bir karar alınmış ve söz konusu karar 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulamaya konulmuştur.

İstanbul havaalanı işletmecisi İGA tarafından yapılan açıklamalarda, seyahat acentelerin görevlendirdiği T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kokart verilmiş profesyonel turist rehberleri ile 1618 sayılı yasa ile kurulmuş bir kamu kurumu olan TÜRSAB’ın transfer görevlisi belgesi verdiği acente yetkilileri, “hanutçu” ve “çığırtkan” tabir edilen ve kaçak faaliyetleri nedeniyle mesleğimize de zarar veren kişilerle eşdeğer görülmüş, yasa ile güvence altına alınmış transfer yapma hakları engellenmiştir. Hak sahibi ile illegal faaliyet gösterenler bir farz edilmiş, bu farkı gözetmesi gereken güvenlik güçlerimiz, alınan yanlış karar uyarınca hak sahiplerinin faaliyetini engellemişlerdir.

Karara gerekçe “Sessiz Havaalanı Konsepti”

Karara gerekçe olarak “Sessiz Havaalanı Konsepti” gösterilmektedir. Dünyada bu konseptin ilk geliştirildiği ve uygulandığı havaalanları olan Helsinki, Viyana ve Mumbai havalananları başta olmak üzere dünyanın hiçbir havaalanında böyle bir yasaklama yoktur. Sessiz havaalanı konsepti özünde anonsları azaltmak ve kapılarda anons yapmak esasına dayanmaktadır. Bu konsepti en iyi bilen de tüm dünya ile iş yapan seyahat acenteleridir. Dile getirilen gerekçe aklımızla alay etmek anlamına gelmektedir.

Karşılama gürültülü olmaz

Transfer faaliyetinin ayrılmaz bir parçası ve başlangıç noktası olan karşılama; gürültülü bir eylem değildir. Eğer belirtilmek istenen bazı kişilerce yaratılan görüntü kirliliği ise, bunun çözümü pankart tutmayı yasaklamak değildir. Belgesi olmayan kişileri engellemek, pankartlara standart getirmek, vs gibi bizlerin de destekleyeceği bir dizi önlem almak olanaklıyken, münhasıran acentecilik faaliyeti olan bu işi bir rant kapısı olarak görmek, “Deli Dumrul” misali haraca bağlamak ve bir tekel oluşturacak şekilde uygulanması mümkün olmayan bir sistemi dayatmak hem Türk Turizmine zarar vermektedir, hem de kanuna aykırıdır.

Hakkımız İGA tarafından gasp ediliyor

1618 sayılı yasa ve yasanın uygulanması için çıkarılmış olan Seyahat Acenteleri Yönetmeliği seyahat acentelerinin münhasır faaliyetlerini tek tek saymaktadır. Transfer faaliyeti de bunlardan biridir ve daha önce ifade ettiğimiz üzere karşılama, transfer faaliyetin başlangıç noktası olarak transferden ayrı düşünülemeyecek bir etkinliktir.

Hukuk normatiftir ve bir normlar hiyerarşisi ile işler. Daha alt bir hukuksal norm olan güvenlik kurulu kararı ya da valilik genelgesi, daha üst bir hukuksal norm olan kanuna aykırı olamaz. Yukarda anılan karar 1618 nolu kanunla açıkça acente faaliyeti olarak belirtilen hakkımızın İGA tarafından gasp edilmesine yol açmaktadır.

Bu durum kabul edilemez

Ülkemizin gönüllü elçileri olarak Türkiye’nin tanıtımında önemli bir rol üstlenen, çok önemli döviz girdisi sağlayan, onlarca sektöre ülkemize getirdiği turistlerin harcamaları yoluyla katkı yapan, cari açığın kapanmasında başı çeken Turizm Seyahat Acenteleri olarak; yasa ile bizlere tanımış haklarımızın gasp edilmesine sessiz kalmayacağımızı, başta hukuksal yollar olmak üzere bütün yasal yolları kullanarak bu haksız ve yanlış karardan dönülmesi için mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.