Tarih, Yemek, Eğlence İşte BEYRUT

7017

Doğası güzel, tarihi zengin, eğlencesi renkli olsun “Aman vize problemi de olmasın” diyenler. Size, Lübnan’ın başkenti Beyrut’u gidip bu kenti 72 saatte keşfetmenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü Lübnan, Ortadoğu’nun incisi, onlarca inanç ve farklı kültürleri birlikte yaşayan özgürlüklerin ülkesi.

Cahit AKYOL

Yaklaşık 1,5 milyon nüfusu ile Akdeniz’in doğu kıyısına ev sahipliği yapan bir kent Beyrut. Coğrafyası, dillere destan. Gece hayatı muhteşem. Yemekleri damak çatlatan cinsten. Bu nedenle de son yılların en popüler destinasyonu. Biz de size, 72 saatte Beyrut’ta neler yapabileceğinizi anlatacağız bu yazımızda.

NEDEN GİTMELİ?

Uzun yıllar süren iç savaşın izlerini üzerinde taşıyan Beyrut, özü korunarak ayağa kaldırılmış bir kent. Bu nedenle iki yönü var. Downtown bölgesi yeşeren umudu, Gemmayzeh bölgesindeki barlar ve restoranlar da neşeyi, eğlenceyi temsil ediyor. Bir zamanlar “Ortadoğu’nun Paris’i olarak adlandırılırdı Beyrut yıllarca süren iç savaşta tahrip oldu. Ama son yıllarda eski havasına ulaştı. Restoranları, yeni otelleri gece kulüpleri, müzeleri ve sanat galeriyle her yıl bir öncekinden daha çok ziyaretçi çekiyor artık. Beyrut’ta lüks ve yoksul hayatı, batı ve doğunun harmanlanmış yaşamını her anı karşınızda bu nedenle görülesi bir kent. Bu nedenle gitmeli.

NEREDE KALMALI?

Beyrut’ta her bütçeye göre farklı yüzlerce otel var. Manzarası güzel otelim olsun diyenlerin tercihleri Lancester Plaza, LouisV. Hotel, Albergo Hoeti olabilir. Beyrut’taki 3-4 yıldızlı otellerin fiyatları 260-450 TL aralığın da. 5 yıldızlılar ise yaklaşık 950 – 1400 lira arasında değişiyor. “Bunlar hangileri?” derseniz önerebileceklerimiz arasında Urban Central Suites ve Alberge Hotel var.   

NEREDE NE YEMELİ?

Sabah otelden çıktınız çevreyi keşfettiniz öğleye doğru karnınız açıktı. Yolunuz uzaksa atlayın bir taksiye, şoföre Hamra demeniz yeterli. Çünkü bu bölge geleneksel Lübnan lezzetlerini tadabileceğiniz restoranlar dolu. Kebabji ve Barbar, çabuk ve lezzetli bir öğle yemeği için ideal mekanlar. Bu arada “Deniz manzaralı masada yemek yerim” deseniz, Zaytouna Bay, Beyrut marinasına bakan onlarca restoranı var bölgede. Leila ve Babir yemekleriyle ve tatlıları ile meşhur. Rezervasyon yapmak şart ama tesadüfen yer bulursanız şanslısınız. Lübnan yemeklerinin yanında. Fransız, İtalyan Uzakdoğu tatlarıyla iddialı restoranlar bu bölgede. Corniche bölgesi deniz kıyısı restoranları ile ünlü. Oteller bölgesi olarak da adlandırılıyor. Günün sonunda güneşi Byblos’da bir balık restoranında Fairuz’un Le Beirut şarkısı ile batırmak ruhunuza iyi gelecektir. Ünlü Abdel Wahab’ta yiyeceğiniz onlarca meze, Sahyoun’un ünlü falafeli, sabah kahvaltılarının vaz geçilmezi ‘manouche’ ve ‘künefesi’ midenize bayram yaptıracak türden. Rawsah bölgesindeki Güvercin Kayaları önünde bir selfi Lübnan turunuzun olmazsa olmazı. Akşamüstü mutlaka Beyrut sahilinde yürüyün. Tavsiyemiz “Bir gün hepimizin bir olduğunu göreceksin” pankartı asılı Hard Rock Cafe’den başlayıp batıya doğru yürüyün. Yol kenarında lüks oteller, rezidanslar gözünüz okşayacaktır. Deniz fenerinin yanı başındaki The Manara Palace Cafe, de yorgunluk atın. Kahvesinin tadı damağınızda kalacaktır. Akşam yemeği için tüyo isterseniz Wadih Naim Caddesi’ndeki Al Mayass’ı tavsiye ederiz. Uluslararası bir restoran burası. Yerel müzik eşliğinde, bulgur salatası ve kebapları tatmanız midenizin menfaati açısından önemli.  Ayrıca tavsiye edilecek bir Fransız restoranı var. Adı Neo-bistro Couqley. Haftada iki kez uçakla Fransa’dan biftek, ördek getirtiyor. Bordeaux usulü biftek, ahududu soslu ördek butu lokantanın spesyalleri arasında.

NE YAPMALI?

Beyrut’ta eğlence sabahın ilk ışıklarına kadar sürüyor.  Sabaha kadar eğlencenin ertesi sabahında uyanmak tabii ki zor. Hatta ancak öğle saatlerine mümkün. Ama siz biraz erken kalkın. Çıkın otelden şehir, yokuşlu, inişli-çıkışlı değil yürümek için ideal. Bu nedenle çevreyi yürüyerek keşfedin. 72 saat, bir başka deyişle 3 gün kalıp da âşık olabileceğiniz bir kent burası. Kahvaltının ardından yollara düşün. Beyrut’ta ilk etapta gezilebilecek yerler Beyrut Ulusal Müzesi, Sursock Müzesi, Muhammad Al Amin camii, Martyrs Meydanı. Daha sonra Unesco Dünya mirası listesindeki Aanjar, Baalbeck, Byblos, Jeitta ve Harissayi ziyaret etmek şart. Gezi rotanızda şehrin çiftçi pazarı Souk El Tayeb var. Burada ahşaptan tekstile el işlerinden gıdaya kadar her türlü ürün satılıyor. Tezgâhları saat 09.00-14.00 arası açık. Öğleden sonra Lübnan’ın en ünlü modacılarının butiklerine ev sahipliği yaptığı Saifi bölgesini ziyaret edin. Tasarımcı Maria Hibri ve Hoda Baroudi’nin butiği Bokja’dan aksesuarlar, güzel ötesi.

Beirut Art Center, ülkenin ilk çağdaş sanat müzesi. Bembeyaz geniş salonlarında genç sanatçıların eserlerine yer veriyor. Mutlaka uğramanızı gereken yerler: Jeita Grotto Mağarası, Güvercin Kayalıkları, MIM Mineral Müzesi ve Roma Banyoları. Teleferikle gidilen Leydi Harissa Tepesi’ne mutlaka teleferikle çıkın. Kentin muhteşem manzarasını görmeden dönmeyin.

Beyrut’ta gece hayatı saat 24.00 yaklaşırken başlıyor. Ünlü kulüplerde insanlar eğlenceye akıyor.  DJ’ler dünya listelerini çalıyor. Pistler yerel insanlar ve turistlerle dolu. Gemmayzeh semtinde çok sayıda bar var. Herkes Liban Caddesi’ndeki barlarda eğleniyor. Kayan’da yerel müzik dinlemek, isterseniz Gouraud Caddesi’ndeki Gemmayzeh Cafe’ye uğrayın. Dans etmek isterseniz de aynı caddedeki Behind the Green Door iyi seçim.

NASIL GİDİLİR?

Lübnan’a İstanbul’dan THY ve MEA ile günde 6 sefer düzenleniyor. 1 saat 30 dakikalık kısa bir uçuşla ulaşıyorsunuz.  Şehir çok küçük ulaşım çok kolay. Taksiler her yerde… İnsanları sıcak ve yardımsever, bir o kadarda modern. Lübnan’ı gerçek anlamı ile görmek için 72 saatlik bir seyahat program yeterli.

Önceki İçerikKültür Sanat Tek Adreste
Sonraki İçerikCiara Fırtınası Dünya Rekoru Getirdi
Avatar
Cahit Akyol, CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı şirketinin Ajans Başkanı ve kurucusu, turizm haberlerin yer aldığı www.turizmmuhabiri.com adlı haber sitesinin de kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni’dir. 35 yıllık Hürriyet Gazetesi muhabirliği geçmişi olan Akyol yayıncılık hakkındaki engin bilgisi ve onlarca yıllık tecrübesi ile meslek hayatı boyunca sayısız haber,  röportaj ve seri yazılara imza atmış, halen de sektörün içinden olan bir gazetecidir. Akyol, tecrübeli gazetecilerden oluşan kadrosu ile CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı şirketinde farklı sektörlerdeki firmalara, kişiye özel PR hizmeti sağlar. CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı’nda, marka yönetimi ve “butik tarzda” halkla ilişkiler hizmetlerini yönetir. Şirketinde özellikle marka, hedef çalışması,  projelendirme, konsept geliştirme ve uygulama, kurumsal mesajlar, ürün odaklı mesajlar ve tabii ki, medya ilişkileri konusunda yetkindir. Şirketinin faaliyet alanları, yayıncılık, iletişim danışmanlığı ve halkla ilişkiler ve organizasyondur.