Berlin mi? İstanbul mu? Berlin 2-0 Önde

1016

Berlin, kültür ve sanat bakımından İstanbul ile yarışabilir ancak şu anda iki şehrin kültür ve sanat bakımından kıyaslanması durumunda Berlin açık ara öndedir. Hatta uluslararası kültür, turizm ve sanat etkinlikleri takviminde Berlin 2-0 öndedir.

Sait YARDIMCI

Çeşitli zamanlarda dünyanın birçok şehrinde film festivalleri düzenleniyor. Bu ayın sonunda Almanya’da Berlin’de, Berlin Film Festivali var. Herkes büyük bir heyecanla festivalin açılacağı günü bekliyor. 

Bir yanda korona, diğer yandan da dünyayı etkisi altın alan ekonomik krizin bu festivale hiç uğramadığına tanık olacağız. Nereden mi tahmin ediyorum? Yetkililerinden aldığım bilgiler ve otellerin o tarihlere denk gelen rezervasyonların doluluğundan çıkıyor bu tahminim. Peki, neden biz de böyle uluslararası çapta böyle organizasyonlar yapamıyor veya yapınca da neden başarılı olamıyoruz? Bana sorarsanız nedeni çok basit. Çünkü yerel yönetimler bu konuya yeteri kadar ilgi göstermiyorlar da ondan.

Kültür, turizm ve sanat etkinlikleri bir şehrin tanınmasında, ekonomisinin gelişmesinde ve turizm faaliyetlerinin artmasında öncüdür. Ama yerel yönetimler bunun ne kadar gerekli olduğunun farkında değildir. Yerel yönetimlerinin kültür, turizm ve sanat faaliyetlerine yapacağı maddi ve manevi katkı o kenti yasayan bir kent yapar.

BİZ ÇEKİP BİZ ÖDÜL VERİYORUZ

Buna en iyi örnek de hem kıyas hem de benzerlik açısından Berlin ve İstanbul olur. Berlin, kültür ve sanat bakımından İstanbul ile yarışabilir ancak şu anda iki şehrin kültür ve sanat bakımından kıyaslanması durumunda Berlin açık ara öndedir. Hatta uluslararası kültür, turizm ve sanat etkinlikleri takviminde Berlin 2-0 öndedir.

Neden derseniz? Berlin Film Festivali dünya çapında tanınan ve en bilinen en önemli etkinlikler arasında ilk 5 sırada gösterilir. ITB dünya turizminin kalbinin attığı bir fuardır. Her ikisinde de yerel yönetim destekleri vardır. Buna karşın Türkiye’nin dünya çapında film festivalleri arasında tanınan ve bilinen bir film festivali maalesef yoktur.

Yapılan film festivalleri de belediyelerin siyasi çatışmalardan kurtulamamıştır. Festival yöneticileri de belediye başkanına yakınlıkları sayesinde festival direktörü yapılır. Belediye Başkanları ise festivallerin doğal başkanı olur. Bu çok yanlış bir tutum ve durumdur. Festivaller bağımsız olmalıdır. Ancak gücünü yerel ve ulusal yönetimlerden ‘Belediyeler, valilikler ve hükümetlerden’ almalıdır. Ama bağımsız olmak kaydı ile.. Biz yanlış etkenler nedeniyle festival ve fuarlarda başarılı olamıyoruz

*** TANITMA AJANSINDAN ÜMİDİM YOK

Bu arada hükümetin yeni yasayla kurduğu ‘Tanıtma Ajansı’na da yapılan seçimlerle yeni bir yönetim oluşturuldu. Bu konudaki fikrim de şöyle. Tanıtma Ajansı’nın yönetiminin ve İstanbul Turizm Platformunun siyasi oluşumlardan uzak bir proje oluşturmaları şimdilik zor gibi görünüyor. Gerek Tanıtma Ajansı gerekse İstanbul Turizm Platformu ülkenin ihtiyacı olan kültür, turizm ve sanat etkinliklerini planlayacak ne altyapısı, ne tecrübesi ne de bir ekibi olduğunu düşünmüyorum. 

*** ULUSLARARASI ETKİNLİKLERDE YOKUZ

Bu arada dünya çapında gerçekleşen etkinliklerde pek Türklere rastladığımı söyleyemem. En son Çin’de gerçekleşen Silk Road Film Festivali’nde dünyaca tanınan Nuri Bilge Ceylan ile karşılaştık. Onun ve benim dışımda ülkemizden kimse yoktu. Nuri Bilge Ceylan da konuk olarak davet edildiği için programa dahil olmuştu. 

*** GELELİM İSTANBUL’A

İstanbul’un yeni bir heyecana ihtiyacı olduğunu son yapılan yerel yönetim seçimleri gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun programı çok yoğun, ancak İstanbulluların ve Türkiye genelinde birçok kesimin İmamoğlu’ndan beklentisi çok yüksek. Ekrem İmamoğlu’nun ekibinin ve ekip dışında birçok kesimin İmamoğlu’na destek olması durumunda. Berlin ve Cannes, Zürih ve Venedik gibi film festivallerinin yanı sıra, Berlin ITB, Frankfurt IMEX, BIT Milano., Las Vegas IMEX gibi Turizm fuarlarını düzenleyecek altyapı İstanbul’da mevcut. “Hadi Başkan” demek istiyorum.

Son olarak da sunu söylemek gerekirse, 2013 yılında kurucusu ve başkanı olduğum Türkiye Film Komisyonu Derneği bu kapsam ve amaçlarla yola çıktı. Kurulduğu günden itibaren, Hollywood’dan Bollywood ve Çin’e kadar çok büyük networklar oluşturdu, Ekrem İmamoğlu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte çok büyük sinerjiler oluşturarak İstanbul ve Türkiye’nin dünyada etkinlik takvimlerinde yerini alacağı günleri hep birlikte sabırsızlıkla beklemekteyiz. Duyanlar duymayanlara hatırlatmalı bence..