Kruvaziyerler Krizdeyse, Krizi Fırsata Çevirelim

1446

Covid-19 dünya turizmini iflas noktasına getirdi. Özellikle kruvaziyer şirketleri pandemi nedeniyle çok ama çok zor günler geçiriyor. Gemiler ayladır limanlara bağlı. Ultra lüks yolcu gemilerinin kargo gemilerine dönüştürülmeleri bile konuşuluyor. Elde tutulan gemiler tekrar demir alsalar bile, denizde tatil yapan kişilerin nasıl geri dönecek? Bu ayrı bir merak konusu. Havayolu ve otellere her zaman çeşitli nedenlerle seyahat edenler tarafından ihtiyaç duyulacak. Ama gemiler eski günlere nasıl dönecek? Bu tam bir bilinmezlik. Gelin sizinle sektöre mercek tutalım.

Sait yARDIMCI

Holland America Line tarafından işletilen yolcu gemisi Zaandam’ın mürettebatı, 7 Mart 2020’de Buenos Aires’ten ayrılırken yolcularına 31 gün “zarif ve konforlu” lüks seyahat vaat etmişti. Gemi 23 gün sonra Florida’ya yaklaşırken gemide en az 193 kişi grip benzeri semptomlar ile hastalandı. Bunların arasından 4 yolcu öldü. Salgından korkan limanlar Zaandam’ı yanaştırmadı. Zaandam’ın süvarisi son varış noktası Fort Lauderdale rotasını çevirdi. Ancak orada da gemiyi kabul etmediler. Florida Valisi Ron DeSantis, “Güney Florida’da salgını görmek istemiyoruz” dedi. Yüksek geliri olan müşteriler ile dolu gemi zehirli atık gibi tartışılıyordu.  Bu zincirin ilk halkası oldu. Artık dev gemiler sonu bilinmeyen bambaşka bir rotaya girmişti. Kimse farkına bile değildi.

Kruvaziyerler dünyanın yaşayacağı büyük sorunların ilk işaretlerinden birisi oldular. Mart aylarında yaşananlar nedeniyle dünya, yolcu gemilerin, tatilcileri denizde tuzağa düşüren hastalıklı hapishaneler olarak görmeye başladı. Tüm bu olaylar kruvaziyer endüstrisinin itibarını düşürdü.  Şubat ayında bir Japon limanında karantinaya alınan Diamond Prenses de, 712 vakaya rastlandı. Gemide 10 kişi yaşamını yitirdi. 9 Mart’ta Kaliforniya’da karantinaya alınan kardeş gemi Grand Princess, daha fazla vaka rapor etti.

Bir araştırma firması kruvaziyer gemilerinde sık, sık karşılaşılan kusmaya ve ishal ile kendin gösteren az ciddi bir hastalık olan norovirüs ile yolcuların bazılarının sorun yaşadığına dikkat çekti. Covid-19’un tatilcileri hasta edip “denizde tuzağa düşebilecek” algısını ortaya çıkartı. Bu da endüstriye olumsuzluk olarak yansıdı. 

Yolcu gemileri işletmek işi bu nedenlerden dolayı artık niş bir iş olmaktan çıktı. Sektörde kapasitenin yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan dünyanın en büyük üç kurvaziyer şirketi programlarını askıya aldı. Başlangıçta kurvaziyer patronları, pandeminin en fazla bir ay civarında süreceğini düşündü. Ancak büyük resmi göremediler. İngiliz firması olan Cunard da dahil olmak üzere birçok marka operasyonlarını durdurdu.

Lüks yolcu gemilerinin çekirdek müşterileri 65 yaş üstü kişilerin sağlık nedenlerinden dolayı seyahate çıkmamaları sektöre şimdi olduğu gibi değil gelecek için de darbe oldu. Birçok ülke artık yolcu gemilerini kabul etmiyor. Kanada büyük yolcu gemilerinin limanlarına yanaşmalarını yasakladı. Mauritius’taki ilk dört covid-19 vakasından ikisi yolcu gemilerinden eve dönen mürettebatta görüldü.

2020’nin rekor kırması bekleniyordu 

Pandemi endüstriyi kötü bir zamanda yakaladı. Halbuki, 2020’nin rekor kırması bekleniyordu. Üç büyük firmanın şu anda neredeyse hiç geliri yok. Hisse senedi fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 70-80 oranında düştü. Tüm bu olumsuzluklara karşın gemi şirketlerinin hepsinin nispeten güçlü bilançoları var. Analistler, gelirleri olmasa bile, en az altı ay boyunca yeni bir borç veya hisse çıkarmadan hayatta kalabilmek için yeterli paraya sahip olduklarını düşünüyor.  Bununla birlikte, yatırımcıların kurvaziyer hatlarına karşı dikkatli olmak için birçok nedeni var. Kriz Washington’daki siyasi nüfuz eksikliklerini ortaya çıkardı. Sektör, kongre tarafından onaylanan ve çok daha uzun süre dayanma yeteneği sağlayacak olan 2 trilyon dolarlık mali teşvikten hariç tutuldu. 

Yardımdan yararlanabilmek için şirketin “ABD’de oluşturulmalı veya örgütlenmeli” ve “Birleşik Devletler merkezli önemli operasyonları ve çalışanlarının çoğunluğu” olmalıdır şartları vardı. Bununla birlikte, kruvaziyer firmasının çoğu, ödedikleri vergileri en aza indirmek için denizaşırı şirketlere dahil edilmişti. Mürettebatları da gelişmekte olan ülkelerden sağlandı. Bu nedenle yardımdan yararlanamadılar.

Sektörün rakamsal verileri şöyle;

Uluslararası Kruvaziyer Birliği  (CLIA) verilerine göre, 2020’de 32 milyon insanın kruvaziyerle dünyayı gezmesi bekleniyordu ve kruvaziyerlerin, 300 civarında hatta dolaşması planlanmıştı.  Dünya çapındaki 423 kruvaziyerin 235’i Amerika kıtasında dolaşıyor. Bunların yaklaşık 16 milyon 300 bin yolcu potansiyeli var. Avrupa’daki 143 geminin de 9 milyon yolcu taşıdığını biliniyor. Kruvaziyer tercih eden turistlerin yüzde 32’si Karayipler, yüzde 17’sinin Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz çanağında, yüzde 11’inin Uzak Doğu ve diğer ülkeleri keşfettiği biliniyor..

“Türkiye’ye ise 2019 yılının ilk 11 ayında Türkiye limanlarına 344 kruvaziyer gemisi yanaştı. Gemilerin 197’si 181 bin 193 yolcu ile Kuşadası Limanı’na. 44 gemi ve 35 bin 830 yolcu Marmaris Limanı’na. 31 gemiyle 49 bin 453 yolcu ise İzmir Çeşme Limanı’na bağlandı. Sayılar ortada.

Peki biz ne yapalım?

Şu aşama da bizim yapacak çok işimiz var. Neler mi? Ülkemiz şu pamdemi döneminde dünyanın birçok ülkesini geride bırakacak önlemler aldı. Bunu sadece biz değil, ülkemizdeki Büyükelçiler, Konsoloslar, Kültür Turizm Ateşeleri ve ülkemize gelip bizzat yerinde gören yabancı tur operatörleri söylüyor. Tabii ki birçok ülke politik nedenlerden bize seyahat kısıtlaması yapıyor.

Turizmimiz yoğun bakımda. Bana göre bu yıl geçti ama 2021 krizi fırsata çevirme zamadır. Kruvaziyer şirketlerinin Türkiye limanları ve Karadeniz rotalarına yönelmelerini pazarlamalıyız. Gemilerin Alanya, Antalya, Marmaris, Kuşadası, Çeşme ve İstanbul, Sinop limanlarını ziyaret etmelerini sağlamalıyız. Karadeniz rotası hem bakir bir rota hem de daha ucuz olacağı için kruvaziyer misafirlerini yeniden kazanmak için bir alternatif olabilir diye düşünüyorum.

Siz ne dersiniz?  Sayın yetkililer…