Hangisini Sembolik Olarak Evlat Edinirsiniz?

1128

Dünyanın en büyük doğa koruma kuruluşlarından biri olan WWF’nin Türkiye temsilcisi olan WWF-Türkiye; “Nesli tehdit altındaki bir türü evlat edinin, yaşam alanlarının korunmasına destek verin” adı altında kampanya başlattı. Bu kampanyaya bağış yaparak sembolik olarak hayvan evlat edinerek sevdiklerinize ve doğaya en güzel hediyeyi verme şansı elde edebilirsiniz. Vakfın internet sitesinde bağış ile ilgili detaylar var. Hangi hayvanları evlat edinmek istersiniz? Onun da listesi aşağıda.

Panda: Bugün doğal ortamında sadece 2 bin panda kaldı. Daha önce Vietnam ve Myanmar’da görülen pandalara bugün sadece Çin’de rastlanıyor. Uluslararası Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’ne göre pandaların nesli tehlike altında. Kitlesel turizm, bambu ormanlarının yok edilmesi ve avcılık pandaların geleceklerini tehdit eden başlıca faktörler. WWF sayesinde pandaların yaşam alanları arttı. Kaçak avlanma ve illegal ağaç kesimi gibi pandaların hayatta kalmalarına yönelik tehditler oldukça düşürüldü.  Sadece 10 yıl önce doğadaki panda sayısı bin 596 iken bu sayı 2 bine ulaştı. 

Baykuş: Dünya üzerinde 250’ye yakın baykuş türü bulunur ve bunlardan 10 türü ülkemizde görülür. Ülkemizdeki baykuşlar tehdit altında. Yapılaşma ve madencilik faaliyetleri, avcılık, tarımsal ilaçlar tehdit nedeni. Çizgili İshak kuşu, puhu ve balık baykuşu en fazla zarar gören türler. Balık baykuşları en nadir görülür. Ülkemizde sadece Akdeniz bölgesindeki birkaç nehrin en bakir kıyılarında yaşarlar. Balık baykuşları balıkla beslenen türüdür. Nehirlerdeki kirlenme veya nehir akışını etkileyecek faaliyetler onların ülkemizde tamamen tükenmesine neden olabilir.

Fil: Dünyanın en büyük kara memelisi olan fillerin türü tehdit altında. Büyük bir bölümü kaçak avcılık, fildişi ticareti, habitat kaybı, insan-yaban hayat çatışması gibi nedenlerden dolayı öldürülüyor. Fildişi ticareti ise karşılaştıkları en büyük tehdit. Afrika fillerinin nüfusu geçtiğimiz yüzyıla göre yüzde 90 azaldı. Yasadışı fil avcılığı son 10 yıldır Afrika’nın bazı bölgelerinde dramatik bir şekilde arttı. Çoğunlukla Çin ve Uzak Doğu’da fildişi için artan talep nedeniyle her yıl yaklaşık 20 bin Afrika fili öldürülüyor.

Yunus: Ülkemizde görülen yunus türlerinden biri olan Tırtak türü, 2003 yılında Uluslararası Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) ‘nesli tehlike altındaki türler’ listesine girdi. 60 yılda popülasyonları yüzde 50 oranında azaldı. Denizlerin kirlenmesi, besin azalması, deniz trafiği, su altı gürültüsü (özellikle petrol arama faaliyetleri esnasında üretilen ani ses), kasti öldürme, hedef dışı olarak ağlara takılma ve yunus tutsaklığında kullanılmak üzere doğal yaşam alanlarından alınmaları yunusların geleceğini tehdit ediyor. 

Kaplan: Kaplan nüfusu geçtiğimiz yüzyıla göre yüzde 97 oranında azaldı. Bugün doğal ortamında sadece 3 bin 900 kaplan kaldı. Bu rakam bir kırılma noktası olarak tanımlıyor, yani bu noktadan sonra geri dönüşü olmayan bir yok oluş söz konusu. Kaplanlar, yaşam alanlarının çoğunda tarımsal faaliyetler yapıldığı, kereste ticareti  için ormanların yok edilmesi nedeniyle evlerini kaybediyorlar. Günümüzde yasa dışı avcılık/ticaret, insan-kaplan çatışması sonucunda kaplanların gelecekleri ciddi boyutlarda tehdit altında. 

Deniz Kaplumbağası: Bu hayvanların da gelecekleri tehdit altında. Akdeniz Havzası’nda deniz kaplumbağalarına yönelik tehditlerin başında yapılaşma, sanayileşme ve kum çıkarımı geliyor. Balıkçıların ağlarına veya iğnelere takılmaları sonucunda birçoğu ölüyor. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) olarak 2006 yılından bu yana Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda deniz kaplumbağası izleme ve koruma çalışmaları gerçekleştiriyor. 14 yılda yaklaşık 4 bin yuvadan, 200 binin üzerinde yavru yeşil deniz kaplumbağasının denize ulaşmasına yardımcı olundu.

Kutup Ayısı: Kutup ayısı sayısı 31 binden az. Kutup ayılarının avlanmak, beslenmek ve dinlenmek için kullandıkları buz kütleleri, iklim değişikliği nedeniyle hızla eriyor. Deniz ortamındaki zehirli kimyasallar ve kirlilik, Kuzey Kutbu’nda artan petrol ve gaz araştırmaları gibi endüstriyel faaliyetler kutup ayılarının sağlığını ve geleceğini tehdit ediyor. Buz sürüklenmesi, kutup ayılarının tanımadıkları bölgelere taşınmasına neden oluyor. Ayılar yüzen bir buz kütlesi bulmak için açık denizde uzun süre yüzmeye ya da kuru toprağa dönmeye zorlanıyor.

İmparator Penguen: Kolonileri deniz buzu üzerinde olduğundan karaya ayak basmayan tek kuş türüdür. Güney Okyanusu ve Antarktika’nın parça buzullarında yaşayan yaklaşık 300 bin İmparator Penguen olduğu tahmin ediliyor. Ancak, kıtanın bazı bölgelerinde nüfusları yüzde 50’ye kadar geriledi. Uluslararası Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’ne göre imparator penguenler ‘tehdide açık türler’ arasında yer alıyor. Onlar için tehdit, dehşet verici bir boyuta ulaşan iklim değişikliği.

Orangutan: Dünyada yalnızca 100 binin altında Borneo ve 14 bin civarında Sumatra Orangutanı kaldı. Orangutanlara ev sahipliği yapan orman alanları hızla yok oluyor.  Borneo son 50 yılda ormanlarının yarısından fazlasını kaybetti. Önümüzdeki 10 yıl içinde ise tamamen yok olabilir. Kereste ve palm yağı üretimi  için yaşam alanları zarar gören orangutanlar, aynı zamanda hayvan ticareti tehlikesiyle de karşı karşıya. WWF küresel olarak, 1970’den beri orangutanları ve yaşam alanlarını korumak için çalışıyor.

Turna: Dünyada 15 türü bulunan turnanın sadece bir türü (Grus-grus) Türkiye’de yaşıyor. Turnalar, dünyanın en hassas kuş ailelerinden biri. Uluslararası Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’nde Türkiye popülasyonu “Tehdit Altında” olarak belirlendi. Turnaların nesli;  ülkemizde üreme ve yaşam alanlarının yoğun tarım faaliyetleri ile tahrip edilmesi; sulak alanlarda kurutma, kirlilik gibi sorunlar, yasa dışı avcılık ve plansız yapılaşma, insan kullanımları nedeniyle azalmakta. Ülkemizde kışlayan turnaların yüzde 95’ini barından Çukurova Deltası’nda izleme ve koruma çalışmaları yürütüyor.

Koala: Avustralya dışında dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen koalaların gelecekleri yaşam alanlarının tahribi nedeniyle tehdit altında. Uluslararası Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) Kırmızı Listesi’ne göre koalalar ‘hassas’ düzeyde tehdit altında. Bugün koalalar için en büyük problem, yaşam alanlarının yol yapımı için yok edilmesi. Koalalar yasalarla korunuyor olsa bile yaşam alanları ve besin kaynakları ne yazık ki korunamıyor, evlerini ve hayatlarını kaybetmeye devam ediyorlar.  Bugün, insan kaynaklı tahribatlarla koalaların yaşam alanlarının yüzde 80’i yok edilmiş durumda

Saz Kedisi: Ülkemizin nesli tehlike altındaki türlerinden biri. Saz kedilerinin yaşam ve beslenme alanları, insan etkisiyle giderek daralıyor. Avcılık, doğal yaşam alanı kaybı, bataklıkların tarım alanına dönüştürülmesi, kemirgenlerle mücadele nedeni ile avlandığı hayvanların azalması sonucu saz kedisi ülkemizde “tehlike altında” bulunan türler arasında. Saz Kedisi için yapılacak bağışlarla; Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahasındaki çalışmalara destek verilecek.