40 Yıldır Yapamadık Bari Ölmeden Yapalım (1)

330
Serdar DEVRİM

18 yaşından 60 yaşına kadar ‘eşek gibi’ çalıştım. (Bu sitenin yayın yönetmeni şahidimdir.) Kovulmasaydım, bir işim olsaydı, şu anda kesin aynı tempoda devam ediyordum.

Hayatımın ilk 15 yılı için ‘ırgat gibi çalışmak’ da denilebilir. Çünkü her gün bilfiil tonlarca mal indirip yüklemek; saatlerce kamyon, kamyonet kullanmak; yüzlerce dükkâna, markete mal dağıtmak ve bunu haftanın en az 6 günü, günde 14-15 saat yapmak ağır işçilikti. Arada biraz acentecilik de (turizm) yaptım ki, o da ağır işçilikti ama başka anlamda. Müsaadenizle anlatmayayım.

Son 25 yıl ise gazetecilik yaptım. Ne yazık ki mesleğe geç başladığım için gazeteciliğin en zor ve en önemli alanlarından olan ‘polis adliye muhabirliği’ yapmak nasip olmadı, yani aslında doğru dürüst haber peşinde koş(a)madım, içimde uhdedir, çoğunlukla masa başında çalıştım. Yani fizik güçlüğü yoktu. (Uyduruk yöneticilere tahammül etmek daha zordu gerçi, o ayrı bir konu.) Ama sabah en geç 6.30-7.00’de gazetede olur, günde en az 12 saat mesai yapardım. Haftanın 6 günü ve bayram tatillerinde de çalışırdık. Ve o kadar az izin kullanırdım ki, Hürriyet’ten kovulduğumda 511 gün kanuni iznim birikmişti. Yani 2 yıl izne ayrılabilecek kadar. Karımı balayına götüremedim. Birlikte ilk tatilimizde, 5 senelik evliydik, Ankara’ya gittik trenle, o kadar. Hâlâ “Balayı diye beni Anıtkabir’e götürdü” diye anlatır.

Çocuklarımla hiç adam gibi tatil yapmadım. (Bugün oğlum ve erkek torunum beni aradılar. Birlikte bir karavan kiralayıp bir hafta sonu kaçmayı planlıyoruz. Oğlum sordu: “Dedesi, sen beni hiç kampa götürdün mü?” İtiraf ettim, hayır. “Peki, hiç baba-oğul tatile gittik mi?” Lafı kıvırdım: “Gitmedik ama torunum doğsun ve büyüsün diye bekledim ki, üç nesil beraber gidelim” Yerse…) Karımla ilk, adam gibi, tatilimizi 40. yaşımızı kutlamak için yaptık. 42 yıllık evlilikte, taş çatlasa (yurt dışına aile ziyaretleri hariç) 6-7 tatilimiz vardır, dişe dokunur. Daha önce burada yazdım sanıyorum. Kovulalı / cebren ve hile ile emekli olalı en büyük hayalimiz Güney Amerika’yı turlamak(tı).  Grupla değil, iki başımıza. Sırf bu niyetle 2 sene İspanyolca kursuna gittim. Ama düztaban olduğum için (a) dünyada Covid patladı (b) Dolar 8,5 lira – Avro 10 lira oldu. Değil 12 bin kilometre öteye uçmak, evin karşısındaki çocuk parkına gitmek bile hayal oldu.

Ama moralimizi bozmuyoruz. Hayallerimizi biraz küçülttük, o kadar. Zaten duydum ki, Bolu, Kastamonu taraflarında İspanyolca konuşuluyormuş. Üstelik TL kabul ediyorlarmış… (Arkası gelecek.)