Mantarlara Bakterilere Fısıldayan Kadın

326

Selin Balcı hem bilim insanı, hem de sanatçı. Bio Art denilen bir sanat ile uğraşıyor. Bakteriler ve mantarlardan sanat eserleri yaratıyor. Canlı mikro organizmalara şekiller verdirerek onlar ile tablolar yapıyor. Yaptıkları ilginç mi? İlginç. Şaşırtıcı mı? Evet çok şaşırtıcı.    

Cahit AKYOL

Selin Balcı, Türkiye’de Orman Mühendisliği eğitim aldı. 2003 yılında ABD’ye yerleşti. West Virginia Üniversitesi’nde bir mikrobiyoloji laboratuvarında çalıştı. Maryland Üniversitesinde yüksek lisans yaptı. Halen de orada yaşayan bir bilim insanımız. Farklı sanat dallarını (interdisciplinary) bir araya getiren bir program ile ilgilendi. Bilim alanındaki bilgilerini sanat ile birleştirmeye karar verdi. Bir yandan üniversite de ders verirken diğer yandan da bilim ve sanatı harmanlayarak eser yaratmak için yola çıktı. Bu yolda ilerledi. Bu yönü ile de dünyadaki nadir sanatçılardan birisi oldu.

Selin Balcı İstanbul Artist Residency adlı sanat etkinliğinin ülkemize davet ettiği bir proje için İstanbul’a geldi. 15 gün sürecek başka ülke sanatçıları ile ilgili program için çalışmalara başladı. Balcı, burada yaptığı sanat olan Bio Art ile ilgili çalışmalarından örnekler yapıyor. Bizde sorduk “Bio-art nedir?” diye. Bakın şöyle anlattı;

Bio-art yaşayan organizmaları içeren, yeni sayılabilecek bir sanat dalı. Adından da belli olduğu gibi, biyolojik sanat. Yapılan işin içinde mutlaka, yaşayan bir canlının, bir aktif gelişimin, değişimin olması lazım. Benim çalışmalarımın temel unsurunu yaşayan mikroskobik mantarlar ve bakteriler. Dünyada bio-teknoloji, genetik mühendisliği, doku kültürü ve klonlama yöntemlerini kullanarak eserler yaratan birçok sanatçı var. Hatta ABD’de, Avrupa’daki bazı ülkelerde ve Avusturalya’da sadece bio-art yapılan ‘art-lab’ler var. Örneğin Avusturalya’daki SymbioticA Laboratuvarı bu konuda en bilinenlerden. Bu kuruluş Western Avustralya Üniversitesi bünyesinde sanatçıları hem bilim alanında eğitiyor hem de çalışmalarında yardımcı oluyor. Bu kuruluş bio-art alanındaki ilk sanat araştırma laboratuvarlarından birisi. Bu laboratuvarlar, sanatçılar ve bilim insanları için bir “inkübatör” olacaktır. Böyle laboratuvarlar bilim ve sanat arasında bir köprü oluşturarak bio-art gibi oldukça yeni sayılabilecek sanat alanına daha fazla katkı sağlayabilir. Bende bu alandaki gelişmelere deneyimlerimle destek olabilirim ve böylece Türkiye’deki gelişimine bir katkım olur.

Mantar ve Bakterileri Yönlendiriyorum


Selin Balcı nasıl yaptığını da söyle anlatıyor; “Biologların kültür hücreleri veya küçük yosun bitkiler için kullandığı ve Petri kabı olarak bilinen cam kaplarda mantarlar yetiştiriyorum. Bunlar farklı renklere ve formlara sahip. Farklı renkleri toplamaya başladım ve fark ettim ki aslında elimde bir ressamın kullanabileceği çeşitlikte renkler var. Elimdeki materyalin eşsiz olduğunun farkındaydım ancak laboratuvar ortamında yetiştirilen oldukça hassas olan bir canlıyı nasıl sanat için kullanacaktım? Petri kaplarını alıp galerinin duvarlarına asabilirdim, tabii ki bu alanda çalışmayan insanlar için çok ilginç olabilirdi ama ya bilim insanları? Onlar böyle bir sergi görseler etkilenirler mi? O halde hem bilimin içinde olmayan insanlara hem de bilim insanlarına hitap edecek bir yol bulmam gerekiyordu. Üç yıllık yüksek lisans programı sırasında bunun deneylerini yaptım. İlk aşama, bu canlıları Petri kabı dışında güvenli bir biçimde nasıl kullanabileceğim yönündeydi.

Sonuçta biyolojik materyal eğer doğru kullanılmazsa sağlık problemlerine yol açabilirdi. Sonrasında mikroskobik canlıları kanvas ve kâğıt üzerine uygulamayı basardım. ‘Yupo paper’ denilen plastik bir kâğıt üzerine yapmaya karar verdim. Mikroorganizmaların doğal renklerini ve formlarını kullanarak resim yüzeyinde biyolojik bir etkileşim ve çatışma arenası yaratıyorum. Bütün çalışmalarımda hem sosyal ikilemlere ve varoluşumuzun temel prensiplerine gönderme yapıyor hem de sosyal çatışmalara dikkat çekiyorum.

ABD’de Ödüller Aldım


Bio Art sanatçısı Selin Balcı bu geleneksel olmayan yeni yöntemle yaptığı eserleri sayesinde ABD’de bir çok ödül aldığını belirtirken ödülleri ise söyle sıraladı “2012 yılında College Art Association (CAA) tarafından Profesyonel Gelişim Bursu ile ödüllendirildim. 2010-2012 arasında Hamiltonian Galeri bursu, Anne Truit eğitim bursu, Smack Melon Artist ödülü aldım. Ayrıca Trawick Prize ise aldığım değerli ödüllerden bir başkası.

Önceki İçerikGaziantep Trabzon Seferleri Başlıyor
Sonraki İçerikİdil Biret’in 80’nci Yıl Onuruna
Cahit Akyol, CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı şirketinin Ajans Başkanı ve kurucusu, turizm haberlerin yer aldığı www.turizmmuhabiri.com adlı haber sitesinin de kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni’dir. 35 yıllık Hürriyet Gazetesi muhabirliği geçmişi olan Akyol yayıncılık hakkındaki engin bilgisi ve onlarca yıllık tecrübesi ile meslek hayatı boyunca sayısız haber,  röportaj ve seri yazılara imza atmış, halen de sektörün içinden olan bir gazetecidir. Akyol, tecrübeli gazetecilerden oluşan kadrosu ile CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı şirketinde farklı sektörlerdeki firmalara, kişiye özel PR hizmeti sağlar. CA Yayıncılık ve İletişim Danışmanlığı’nda, marka yönetimi ve “butik tarzda” halkla ilişkiler hizmetlerini yönetir. Şirketinde özellikle marka, hedef çalışması,  projelendirme, konsept geliştirme ve uygulama, kurumsal mesajlar, ürün odaklı mesajlar ve tabii ki, medya ilişkileri konusunda yetkindir. Şirketinin faaliyet alanları, yayıncılık, iletişim danışmanlığı ve halkla ilişkiler ve organizasyondur.