Bale ile Hindistan’a Yolculuk

341

İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2008’de Atatürk Kültür Merkezi tadilata girmeden önce sahneye koyduğu son bale eserini şimdi dünyanın sayılı opera sahnelerinden biri haline gelen yeni AKM’de ilk bale prömiyeri olarak seyircisiyle buluşturmanın heyecanını yaşıyor. Kurum, romantik ve klasik dönemlerin en büyük bale eserlerinden biri olan La Bayadère’i bale severlerle buluşturmaya hazırlanıyor.

Prömiyeri 14 Ocak akşamı Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nun muhteşem atmosferinde yapacak olan La Bayadère balesi; Hindistan’da geçen konusu, aşk ve entrika yüklü sihirli atmosferi, Marius Petipa’nın eşsiz koreografisi, Ludwig Minkus’un müziğinin melodik çekiciliğinin yanı sıra, gösterişli töresellik ve etnik ögeler içeren sahneleri ve mükemmel danslarıyla bale severlere çok şey vadediyor.

İlk kez St.Petersburg – Bolşoy Kamenny İmparatorluk Tiyatrosu’nda 4 Şubat 1877 ‘de sahnelenen, bestesi 1871-1886 yılları arasında bu tiyatroda resmî bale müziği bestecisi olarak görev yapan Ludwig Minkus’a ait olan eserde, yaylı çalgılar eşliğindeki yumuşak notalardan, vurmalı çalgılar eşliğindeki sert notalara geçiş yapan müzik, iyi ve kötü olayları önceden haber verir nitelikte.

Koreografideki her adım, müzik ile muhteşem bir uyum içinde. Batının koreograf Petipa’yı tanımasını sağlayan La Bayadère, çağdaş eleştirmenler tarafından en büyük başyapıtlardan biri olarak değerlendirilirken, özellikle üçüncü perdedeki eşsiz bölüm ‘’Gölgelerin Krallığı’’ sadece La Bayadère’in değil, klasik balenin de koreografi anlamında en akademik ve en zorlayıcı sahnelerinden biri olarak nitelendiriliyor.

Türkiye prömiyeri 31 Mart 1997’de Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından gerçekleştirilen La Bayadère’i Ayşem Sunal Savaşkurt sahneye koyuyor. Bale severlerin Efter Tunç’un dekorları, Gülden Sayıl’ın kostümleri, Önder Arık’ın ışıkları ile Hindistan’ın baharat kokulu mistik ve etnik atmosferini derinden hissedecekleri La Bayadère, 14 Ocak akşamı gerçekleşecek prömiyerinin ardından 18, 21, 25, 28, 31 Ocak ve  Şubat ayında izleyicisi ile buluşmaya devam edecek.

L.Minkus LA BAYADÈRE; Bale – 3 Perde. Koreograf: M. Petipa. Sahneye koyan, düzenleyen Ayşem Sunal Savaşkurt. Orkestra şefi: Zdravko Lazarov. Dekor tasarımı: Efter Tunç

Kostüm tasarımı: Gülden Sayıl. Işık tasarımı: Önder Arık. Nikiya: Berfu Elmas, Büşra Ay, Berin Kocabaşoğlu. Solor: Çağatay Özmen, Batur Büklü, Yılmaz Berkay Günay. Gamzatti: Büşra Ay, Melike Manav, Ami Naito, Merve Topaldemir. Altın İdol: Can Bezirgenoğlu, Yılmaz Berkay Günay, Alican Güçoğlu, Batur Büklü, Ali Türkkan. Yüce Brahman: M. K. Onur Tunay, Bahadır Ovacıklı. Rajah: Alkış Peker, Alper Akalın. Hint Dansı (Indus). Solist kız: Zuhal Karaca, Julia Hartmann, Asena Ökte, 1. Solist erkek: M. Nuri Arkan, Can Beziranoğlu, Berkay Topcuoğlu, 2. Solist erkek: Deniz Polat, Arda Erkara, Cenk Tan Karayel, Agit İşcan 

Gölgelerin Krallığı: 3 Solist gölge. 1. gölge: Zeynep Güçoğlu, Ami Naıto, Ayşe Aras. 2. Gölge: Merve Topaldemir, Ayça Anıl, Ayşe Aras. 3. Gölge: Melike Manav, Berin Kocabaşoğlu, Elifsu Pamukçu 

Gölgeler: Ami Naıto, Zeynep İşçimenler, Hazal Çoruk Tunay, Ayşe Aras, Naz Özakıncı Büklü, Elenay Bacı, Nisa Deniz Ekmekçi, Ayça Anıl, Sanem Şilliler, Melis Böğrün, Melis Gülmen, Eda Yeker Dürüm, Asena Ökte, Buket Polat, Elifsu Pamukçu, Ege Timoçin, Ezgi Gemalmaz, Naz Kurtuluş, Ecem Ovat, Dilara Çakmak, Berin Kkocabaşoğlu. (Zeynep Güçlüoğlu, Merve Topaldemir) ve İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları dönüşümlü olarak dans edecek.

ESERİN KONUSU: Yüce Brahman, rahipler ve tapınak dansçıları Hindistan’da Kutsal Ateş Ayini düzenlemekte. Tapınak dansçılarının en güzeli olan Nikiya, baş tapınak dansçısı olarak onurlandırılmış. Yüce Brahman, Nikiya’ya aşkını ilan eder, ancak Nikiya onu reddeder ve gece vakti asil savaşçı Solor ile gizlice buluşur. Birlikte dans ederler ve Kutsal Ateş üzerine birbirlerine sonsuz aşk sözü verirler. Kıskanç Yüce Brahman durumu anlayınca, Solor’u öldürmeye ant içer. Rajah, Solor’un cesaretini ödüllendirmek ister ve kızı Gamzatti ile evlenmesine hükmeder. Gamzatti, Solor’un portresini görür görmez ona aşık olur ve tanıştıklarında Solor da onun güzelliğinden oldukça etkilenir. Nikiya’ya sonsuz aşk yemini etmesine rağmen, Rajah’nın isteğine karşı gelemez ve Gamzatti ile evlenmeye karar verir. Yüce Brahman, Rajah’nın Solor’u ortadan kaldıracağını umarak, ona Nikiya ve Solor’un arasındaki gizli aşktan bahseder. Oysa Rajah, Nikiya’yı öldürmeye karar verir. Bu diyaloğa kulak misafiri olan Gamzatti, Nikiya’yı odasına çağırarak, Solor’dan vazgeçmesi için ona rüşvet vermeyi dener. Gamzatti’yi reddeden Nikiya, çılgına dönerek onu öldürmeye kalkışır. Ardından Nikiya kaçar ve Gamzatti onu yok etmeye yemin eder. Solor ve Gamzatti’nin nişanında Nikiya’ya dans etmesi emredilir. Gamzatti ona hediye olarak bir sepet çiçek gönderir. Nikiya çiçeklerin Solor’dan geldiğini düşünür. Oysa çiçek sepetinde zehirli bir yılan gizlidir. Yılan, Nikiya’yı sokar; Nikiya ona sunulan panzehri almak istemez ve ölür. Solor odasında yapayalnızdır. Nikiya’nın ölümünden duyduğu üzüntüye tamamen teslim olmuştur. Acısını dindirmek için afyon çeker ve gördüğü halüsinasyonlar onu Gölgelerin Krallığı’na sürükler. Burada Nikiya’nın görüntüsü, aşklarından kalan anılar gözlerinin önünden gitmez ve Solor kendi yaşamına son verir. Böylelikle Nikiya ve Solor sonsuz aşkta birleşirler. 

.