Balenin Prömiyer Coşkusu

280

İstanbul Devlet Opera ve Balesi 2008’de Atatürk Kültür Merkezi tadilata girmeden önce sahneye koyduğu son bale eserini şimdi dünyanın sayılı opera sahnelerinden biri haline gelen yeni AKM’de ilk bale prömiyeri olarak seyircisiyle buluşturdu. La Bayadère balesi, seyircilerin coşkulu alkışları ile zaman, zaman duraksadı. Finalde ise dakikalarca ayakta alkışlandı.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları, romantik ve klasik dönemlerin arasında önemli bağlantılar kuran ve kendisinden sonra gelen beyaz balelerin habercisi;  en büyük bale eserlerinden biri olan La Bayadère’i sahneledi.

Nikiya’ yı Berfu Elmas’ın, Solor’ u Çağatay Özmen’in, Gamzatti’yi Büşra Ay’ın, Altın İdol’ü Can Bezirganoğlu’nun, Yüce Brahman’ı M.K. Onur Tunay’ın, Rajah’yı Alkış Peker’in dans ettiği gecede seyircinin büyük beğenisini kazanan eseri Ayşem Sunal Savaşkurt sahneye koydu. Efter unç’un dekorları, Gülden Sayıl’ın kostümleri ve Önder Arık’ın ışıkları ile Hindistan’ın baharat kokulu mistik ve etnik atmosferinin derinden hissedilmesi hayranlık uyandırdı. La Bayadère balesi, 18 – 21 – 25 – 28 – 31 Ocak ve Şubat ayında izleyicisi ile buluşmaya devam edecek.

Atatürk Kültür Merkezi Opera Salonu’nun muhteşem atmosferinde yapılan La Bayadère balesi; Hindistan’da geçen konusu, aşk ve entrika yüklü sihirli atmosferi. Marius Petipa’nın eşsiz koreografisi, Ludwig Minkus’un müziğinin melodik çekiciliğinin yanı sıra, gösterişli töresellik ve etnik ögeler içeren sahneleri ve mükemmel danslarla bale severler unutulmaz anlar yaşadı.