Asırlardan beri hayatımızın her alanında yer bulan cam, antik çağlardan bu yana birçok eşyanın yapımında yoğun olarak kullanılıyor. Cam, günlük ihtiyaçlarımıza dönük üretimlerin yanı sıra, usta ellerde sanata dönüşüyor. Kimi sanatçı füzyon tekniğiyle harikalar yaratırken, kimisi de üfleme ile büyüleyici objeler ortaya koyuyor…

Osmanlı döneminde cam işi başlı başına bir sanayi halini almış. Türk camcılığıyla ilgili en eski belgeler 16. yüzyıla kadar dayanıyor. Topkapı Sarayı Müzesi koleksiyonlarında bulunan şehzadelerin sünnet düğünü şenliklerini anlatan “Surname-i Hümayun” adlı minyatürlü yazma eserde meslek gruplarının geçit törenlerini gösteren sahneler arasında yer alan cam ustaları ve kullandıkları aletlerin gerçeğe uygun resimleri, Türk cam sanatının o yüzyıldaki düzeyini göstermesi açısından önemli bir belge niteliğini taşır.

Füzyon Tekniğiyle Yapılıyor
Günümüzde de birbirinden değerli cam sanatçıları ve cam ustaları, ürettikleri özgün ve zarif eserlerle Türk cam sanatının geldiği gurur verici seviyeyi ortaya koyuyor. Bu sanatçılardan biri de Pelin İnal Özkal… Camla ilgili çalışmalarına 1999 yılında başlayan sanatçı, füzyon tekniği üzerine yoğunlaştı. Özkal, sanatsal üretimi yapısal çözümlerle birleştiren tasarımlar ve ağırlıklı olarak bir defaya özgü iç mekan uygulamaları, camla birleştirilmiş mobilya tasarımları, mimari camlar, cam aksesuarlar ve biblolar üzerine çalışmalarına devam ediyor.

Pelin İnal Özkal’ın sanat yaşamını kendisinden dinleyelim: “Cam sanatına 1999 yılında başladım. Benim başladığım dönemde okullarda henüz cam bölümü yoktu. Ve öğrenebileceğiniz başka bir kurum da yoktu. O yıllarda seramik atölyem vardı ve sürekli camla ilgili denemeler yapıyordum. Yurt dışından gelen camla ilgili kitapları okuyordum. Seramik tekniklerine hakim olduğum için cama kolaylıkla geçiş yapabildim. Hatta Kütahya’da bir firma, ilk cam fırınını benim için üretti. Füzyon cam fırını dahi üreten yoktu o yıllarda. Fakat aradaki dönem bayağı zorluydu. Çünkü her şeyi kendim çözmek zorundaydım. Cam benim için bir tutku haline geldi. Evde minik bir deneme fırınım vardı ve gece aklıma bir şey geldiği zaman kalkar hemen denerdim. 25 yılım cam ile geçti ama hâlâ yeni teknikler denemeye, geliştirmeye devam ediyorum. Cam mükemmel bir malzeme. Genellikle çalışmalarımda mitolojik ve tarihsel ögelerden esinleniyorum. İki sergim şaman kültürü ile ilgiliydi: Destansı Dokunuşlar ve Arayış Hikayeleri. Şaman kültürü insanlık tarihi kadar eski ve en kadim inanç sistemlerinden biri. Beni hep etkilemiştir ve çalışmaktan çok keyif alıyorum.”

16 Kişisel Sergi
“Çalışmalarımı ağırlıklı olarak füzyon cam tekniği ile sürdürüyorum. Basit anlamıyla, füzyon cam tekniği renkli ve natürel camların doku ve şekil verilerek yaklaşık 800 derecelerde eritilip birleştirilmesi tekniğidir. Fakat bu teknik kendi içinde farklı yöntemler de barındırır. Ayrıca çalışmalarımda kalıpla cam şekillendirme tekniğini de kullanıyorum ve seramikle birleştirilmiş cam heykeller çalışmayı seviyorum. Şimdiye kadar 16 kişisel sergi açtım, 19 karma sergiye katıldım. Eserlerim yurt içinde ve yurt dışında birçok özel koleksiyonda yer aldı. Son olarak cam sanatına ilgi duyanlara tavsiyem; yılmadan çalışsınlar, sürekli yenilikler denesinler. Fakat günümüzde gerçekten sanata olan ilgi oldukça azaldı ve sanat yapabilmek ve üretebilmek çok zor bir hale geldi. Ama cam, gerçekten aşkla yapılacak bir iş. Eğer imkanları ve alanları varsa sürekli üretsinler derim. Atölyemde bir çok kişiye destek oldum, çok öğrenci yetiştirdim. Onlara bir şeyler verebildiysem, öğretebildiysem ne mutlu. Hâlâ irtibat halinde olduğum, destek verdiğim öğrencilerim var. Fakat artık İstanbul’da olmadığım için yeni öğrenciler yetiştirme şansım pek olmuyor.”

