Karayip Denizi’nin incisi Küba, son yılların en derin enerji kriziyle karşı karşıya. Ülkeye giren petrol miktarındaki sert düşüş, sadece sanayiyi ve ulaşımı değil, ekonominin can damarı olan turizmi de durma noktasına getirdi.
Başkent Havana başta olmak üzere ülke genelinde elektrik kesintileri günlük 12 ila 18 saati buluyor. Sokaklar hayalet şehre döndü. Akaryakıt istasyonlarının önünde kilometrelerce uzayan kuyruklar haftalarca sürerken, halk temel ihtiyaçlarına ulaşmakta zorlanıyor. Toplu taşımanın neredeyse tamamen durmasıyla birlikte, Kübalılar işlerine ve okullarına gidebilmek için saatlerce yürümek zorunda kalıyor.
Turizm Alarm Veriyor
Küba ekonomisinin en büyük döviz kaynağı olan turizm, enerji krizinden ağır darbe aldı. Tatil beldelerinden gelen haberler de durumun ciddiyetini ortaya koyuyor: Lüks Otellerde Kesintiler: Jeneratör yakıtı tükendiği için birçok otelde klimalar çalışmıyor, asansörler kullanılamıyor ve mutfak hizmetleri aksıyor. Avrupalı ve Kanadalı turist grupları, “konfor ve güvenlik” endişesiyle rezervasyonlarını iptal etmeye başladı. Havana’nın meşhur tarihi restoranları, buzdolabı çalıştıramadıkları için taze gıda tedarik edemiyor ve akşam servislerini mum ışığında, kısıtlı menülerle yapıyor.
Ambargo Sonucu
Küba hükümeti, krizin temel sebebinin ABD’nin uyguladığı ekonomik ambargolar ve yakıt taşıyan gemilere yönelik yaptırımlar olduğunu savunuyor. Ancak uzmanlar, ülkedeki enerji altyapısının çok eski olmasının ve ana tedarikçi olan müttefik ülkelerden gelen sevkiyatın azalmasının krizi derinleştirdiğine dikkat çekiyor. “Eskiden sadece elektrik kesilirdi, şimdi hayat kesiliyor. Ne yemek pişirebiliyoruz ne de bir yere gidebiliyoruz. Turistler de giderse ne yapacağımızı bilmiyoruz” diye yakınıyorlar. Halk arasında artan huzursuzluk ve ekonomik darboğaz, adada gerilimi tırmandırıyor. Hükümetin enerji krizine yönelik kalıcı bir çözüm üretip üretemeyeceği ise henüz belirsizliğini koruyor.

