İtalya’nın Sicilya açıklarındaki Favignana Adası, Christopher Nolan’ın “The Odyssey” filmiyle dünya turizm gündemine girdi.
Christopher Nolan’ın Homeros’un ünlü destanı Odysseia’dan uyarladığı “The Odyssey”, vizyona girmesinin ardından Favignana Adası’nın turizm potansiyelini yeniden gündeme taşıdı. Sicilya’nın batısındaki Egadi Adaları’nın en büyüğü olan Favignana, filmde Odysseus’un memleketi Ithaca’yı temsil etti. Adanın en yüksek noktasındaki Castello di Santa Caterina ise Odysseus’un sarayının bulunduğu mekân olarak kullanıldı.

Film Ekonomiye Katkı Sağladı
Yaklaşık 3 bin nüfuslu Favignana’da filmin çekimleri sırasında yaklaşık 500 yerli figüran ve çalışan görev aldı. Ada Belediye Başkanı Giuseppe Pagoto’nun Reuters’a verdiği bilgilere göre çekimler sırasında yerel ekonomide 1-2 milyon Euro arasında harcama gerçekleşti. Şimdi ise ada yönetimi filmin oluşturduğu küresel ilgiyi kalıcı bir turizm değerine dönüştürmeye hazırlanıyor. Filmde kullanılan eski Florio ton balığı fabrikasında ekim ayı gibi kalıcı bir “The Odyssey” sergisi açılması planlanıyor.

Hollywood Etkisi Turizmi Değiştirebilir
Film turizmi son yıllarda destinasyonların tanıtımında giderek daha önemli bir rol üstleniyor. Bir filmin veya dizinin çekildiği destinasyonun milyonlarca potansiyel ziyaretçinin dikkatini çekmesi, klasik turizm reklamlarının ötesinde güçlü bir etki yaratabiliyor. Favignana’nın turizm işletmeleri de filmin özellikle ABD pazarından yeni ziyaretçiler getirmesini bekliyor. Ancak ada yönetiminin önündeki en büyük sorun aşırı turizm. Yaz aylarında 3 bin olan nüfusun bazı günlerde 40-50 bin kişiye çıkabildiği Favignana’da altyapı ve çevre üzerindeki baskının artmasından endişe ediliyor. Bu nedenle ziyaretçi akışının düzenlenmesi, teknelerin kıyıya gelişinin kontrol edilmesi ve turistlerin adada daha uzun süre kalmasının teşvik edilmesi gündemde.

Fazla Turist Değil Uzun Konaklama Ada yönetimi, günübirlik ve kısa süreli ziyaretler yerine turistlerin Favignana’da daha uzun kalmasını istiyor. Belediyenin değerlendirdiği seçeneklerden biri, adaya araç götürülmesine ilişkin izinleri minimum konaklama süresiyle ilişkilendirmek. Böylece amaç yalnızca turist sayısını artırmak değil, turizm gelirini adaya daha dengeli yaymak. Kaynak: Reuters

