Adviye Bal’ın “Pi” adlı sergisi Nişantaşı’nın yeni sanat odağı Ada Galeri de açıldı.
Derin bir felsefeye dayanan serginin adı, matematiğin en gizemli sabiti olan Pi sayısından geliyor. Adviye Bal bunu; “Pi’nin irrasyonel ve asla kendini tekrar etmeyen bir yapısı var. Bu nedenle adını koyarken bu özelliğin dikkate aldım” diye açıklıyor.
Adviye Bal, çağdaş sanat sahnesinde kendine özgü vizyonuyla öne çıkan, iç sesini dinleyen ve geleneksel kalıplara sığmayı reddeden bir sanatçı. Hem resim hem de heykel alanında çalışıyor. İç dünyasını dokunsal formlar ve katmanlı imgeler aracılığıyla ifade ediyor. Eserlerinde insan ruhunun derinliklerini dünyanın döngüsel doğasıyla birleştirerek izleyicileri farklı bir farkındalığa davet ediyor. Onun sanatına bakanlar zamandan, kimliklerden ya da kısıtlamalardan kurtulmuş bir dünyayla karşılaşıyor. Bal’ın eserleri sadece estetik bir deneyim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda daha saf, daha özgür bir varoluş olasılığına davetiye çıkarıyor.


Bal, eserlerinde anlamın sabitlenmesine karşı bir direniş sergileyen ve eserlerini isimlendirmeyi reddeden sanatçı. Kozmolojik perspektifi figüratif ustalıkla harmanlayarak tuvalden taşıyor. Ayrıca bronz ve taş heykeller de yaparak enerjisini üçüncü boyuta mühürlüyor. Bu sergisindeki mesajını da “Madde, olay ve başlangıç noktasının olmadığı bir ortamda an yok ki zaman nasıl olsun” sözleriyle veriyor. Bu zamansızlık paradoksu, serginin yapısal çekirdeğini oluşturuyor.

Amacının izleyicilerin kişisel deneyimlerine ve duygularına öncelik vermek olduğunu belirten Adviye Bal “Bu nedenle eserlerini isimsiz bırakıyorum. İzleyicilere eser içinde kendi anlamlarını ve anlatılarını bulma özgürlüğü tanıyorum. Ben kişisel kimliklerin ve tarihin ötesine geçerek evrensel duygu ve deneyimleri paylaşmayı amaçlıyorum. Böylece her izleyici, eserin altında yatan hikâyeyi kendi perspektifinden keşfetme fırsatına sahip oluyor. Çünkü bir eserin anlamı izleyiciden izleyiciye değişebilir; hatta aynı izleyici aynı eseri zaman içinde farklı yorumlayabilir. Bu, bireyin kişisel yolculuğunun farklı aşamalarında eserleri yeniden yorumlamasına olanak tanır. İnancım şudur ki, bu şekilde izleyiciler sanat eseri etrafında kendi duygusal ve entelektüel dünyalarını inşa edebilirler” diyor.

Bal’ın eserleri, bireylerin iç dünyasına ve duygusal derinliğine odaklanan sanatsal bir anlatımı yansıtıyor. Sanatçı, zamanın soyut ve evrensel kavramlarını kişisel deneyimler ve duygular aracılığıyla ifade ediyor. Hem bireysel hem de kolektif kimlikleri araştırarak her eserinde izleyicilerin kendi hikâyelerini bulmaları için alan bırakıyor. Farklı malzeme ve tekniklerle geliştirdiği yenilikçi yaklaşımlar sayesinde karmaşık düşünce ve duyguları estetik bir formda yansıtıyor.
Küratörlüğünü Gizem Gülaçtı’nın yaptığı sergi 26 Nisan tarihine kadar açık kalıyor. Sergide 25 akrilik tablo, 6 heykel 4 rölyef ve 2 vazo sanatseverlerin beğenisine sunuluyor. Ada Galeri: Nişantaşı Fulya Sokak No: 3



