14 Ağustos 2026 Cuma
Ana SayfaYazarYalanım yok utandım!

Yalanım yok utandım!

Turizmmuhabiri.com’un ana sayfasında “yazar” olarak fotoğrafımın var. Fotoğrafımın altında da acımasız bir “0 haber” ibaresi görünce utandım. Hak etmediğim bir sadâkat örneği göstererek beni hâlâ şutlamamışlar. (Bu arada eski de olsa bir gazeteci için “0 haber” demek “Otur! Sıfır!” demektir, onun da farkındayım. 🙂

Serdar DEVRİM

Hürriyet beni kapıya koyalı 10 yıl; birlikte kurduğumuz seyahat acentesindeki ortağım bana nezaketsizce kapıyı göstereli 40 yıl olmuş. Yani ne gazeteciliğim kaldı ne turizmciliğim. Bir gün size bu iki “kovuluş” hikâyemi anlatırım burada. Ama yeniden yazmaya böyle iç karartıcı (aslında o zaman iç karartıcıydı, bugün hatırlayınca gülüyorum.) bir konuyla başlamayalım.

Yorgun, bıkkın ve endişeli

Ağustosun ortasındayız mâlum. İstanbul, en azından bizim gibi, (biraz aşağılayıcı bir laf olsa da ifade etmek istediği şeyi ediyor) “beyaz” Türklerin yaşadığı semtleri bayağı bir boşalmış durumda. Akşam eve gelince arabayı park edecek yer bulabiliyorum mesela, büyük bir lüks benim için. Sonra yollar boş, Boğaz Köprüsü’nden karşıya (İstanbullu olmayan okurlar vardır belki, turizmmuhabiri.com yurt dışında bile okunuyor, biliyorum) yani Kadıköy yakasına geçmek, bir cuma öğleden sonra bile yarım saat alıyor. Bir mucize. Demek ki İstanbullular tatile gitmişler. Demek ki – derin ekonomik krize rağmen – gidebilmişler. Ipsos’un 2025’te yaptığı bir dosyaya ulaştım. Bu araştırma neyi, hangi kitleyi temsil ediyor bilmiyorum ama: 10 kişiden 6’sı tatil yapmıyorum, yapmayı düşünmüyorum, demiş. 2024’te tatil yapanların sadece yüzde 46’sı 2025’te de tatil yapmış. Tatil yap(a)mayanların bir numaralı gerekçesi tabii ki parasızlık ve 2024’e nazaran bu oran artmış.

Tatil yapan 10 kişiden ancak 1’i yurt dışına gidebilmiş. mAynı araştırmada insanlara “Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?” diye sormuşlar, cevap bizler için şaşırtıcı olmasa gerek: “Yorgun, bıkkın ve endişeli.” Araştırmayı yorumlayan uzmanlar “Bu duygular, adeta üzerimize sinmiş durumda. Yılın yorgunluğunu geride bırakmak ve tazelenmek için ihtiyaç duyduğumuz yegâne şeylerden biri ise hayatın olağan akışına ara vererek yaz tatili yapmak.” diyorlar.

Peki tatil neden bu kadar önemli?

Çünkü: günlük hayatın (hele 2026 Türkiye’sinde) stresinden ve bunun yarattığı depresyon riskinden kurtulmak için; kendimizi daha iyi hissedip daha sağlıklı olmak için (araştırmalar iyi bir tatilden sonra insanların, 5 hafta boyunca, daha iyi uyuduğunu ve fizikî şikayetlerinin azaldığını gösteriyor) bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için ve çalışanların maruz kaldığı “meslekî yorgunluk”tan kurtulmak için dinlenmeye ve tatile ihtiyacımız var.

Yani tatil yapmak sağlığımıza, okul ve meslek başarımıza, bu vesileyle aile huzurumuza yaptığımız bir yatırım. Tabii bu yazdıklarımı okurken içinden ve dışından bana söven çok olacak: “Sanki biz bu dediklerini bilmiyor muyuz? Sanki paramız var da keyfimizden tatil yapmıyoruz!” Haklısınız. Değil tatil yapmak “izin yapma” lüksü bile olmayan, para kazanmak için tatillerde çalışmak, ekstra mesai yapmak zorunda olan çok insan var, biliyorum. Ama siyaset yapmamak için şu kadarını söyleyeyim: Başımıza gelen bu musibette bizim hiç mi suçumuz yok? (Fotoğraf: Josh Rakower, unsplash.com)

İLGİLİ MAKALELER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -

Çok Okunan

Hilton 100 Oldu

İGA’nın Acı Günü

Son Yorumlar