Dünyada çok yaygın ama ülkemizde sadece bir Turizm Müze’miz var. Müze 93 numara olarak anılıyor. Bir turizm hafızası olarak Arar Tours ve Panorama Havacılık’ın Harbiye’deki ofislerinde açılan bu müze şirketin kurucusu Mehmet Doğan’a ithaf edilmiş.
Turizm Müzesi’nin (Museum of Tourism – MOT) İstanbul’daki salonunun da Türkiye turizm sektörünün son yarım yüzyılına tanıklık eden isimlerden Mehmet Doğan’ın meslek hayatı anlatılıyor ve kalıcı bir arşiv olarak sergileniyor. Turizm şirketi yöneticisi Didem Doğan, babası Mehmet Doğan’a ithaf edilen 93 numaralı salonun Turizm Müzesi’nin ülkemizde ilk olduğunu söylüyor.

50 Yıllık Turizm Yolculuğu
Didem Doğan, Turizm Müzesi’ni açmalarının ardındaki nedeni söyle anlatıyor, “Babam Mehmet Doğan’ın turizmle ilişkisi, üniversite yıllarında profesyonel Fransızca turist rehberliği yapmasıyla başlamış. 1974 yılında ortaklarıyla birlikte İstanbul’da Arar Havacılık ve Turizm Hizmetleri Şirketi’ni kurmuş. Yarım yüzyılı aşan meslek hayatında Türkiye turizminin geçirdiği büyük değişime doğrudan tanıklık etti. Kuruluşundan bu yana faaliyetlerini sürdüren Arar Tours, Türkiye’nin ekonomik krizlerden ve bölgesel çatışmalardan geçtiği, turizm sektörünün farklı dönemlerde ciddi dalgalanmalar yaşadığı yıllarda bile ayakta kaldı. Ülkemizin bugün dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından biri haline gelmesine tanıklık etti. Yüzlerce turizm fuarı, tanıtım etkinliği ve seminere katıldı. Bildiği dört dilde Türkiye’nin tanıtımını yaptı. Kariyeri boyunca çok sayıda genç turizm profesyonelinin yetişmesine katkıda bulundu. Öğrencileri ve çalışma arkadaşları arasından sektörde kendi şirketlerini kuran isimler çıktı. Bu nedenle Mehmet Doğan, uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren bir turizmci olmasının yanı sıra, birçok meslektaşı tarafından meslek üstadı, ağabey ve dost olarak tanındı.”

Müze Klasik Bir Binada Değil
İstanbul’daki salon müzenin hikâyesini önemli kılan unsurlardan biri ise, Turizm Müzesi’nin klasik müzecilik anlayışından farklı yapısı. Turizm Müzesi’nin bir merkezi binada bulunmuyor. Müze, dünyanın farklı noktalarına yayılmış, merkezi olmayan ve “salonlar” aracılığıyla faaliyet gösteren küresel bir faaliyet olarak tanımlıyor. Bu salonlar otellerde, seyahat acentelerinde, turizm ofislerinde, restoranlarda, eğitim kurumlarında ve çeşitli müze ve kurumlarda oluşturulabiliyor. Müzenin amacı, turizm tarihini yalnızca müze binalarında sergilenen objelerle anlatmak değil; turizmin bizzat üretildiği ve yaşandığı mekânları da sektörün hafızasının bir parçası haline getirmek.
Bu nedenle bir seyahat acentesinin ofisi, bir otelin lobisi veya bir turizm ofisi, aynı zamanda geçmişin belgelerinin sergilendiği kalıcı bir müze alanına dönüşebiliyor. Müzenin kurallarına göre salonlar geçici sergilerden farklı olarak uzun süreli ve kalıcı nitelik taşıyor. Bir salonun açılması, onu oluşturan kurum veya işletmenin sergiyi uzun süre koruma taahhüdünü de beraberinde getiriyor.

Dünyada Örnekleri Nerede?
Bu modelin dünyada çok sayıda örneği bulunuyor. Örnek vermek gerekirse Portekiz’in Porto kentindeki Vefa Tours bünyesinde yer alan salon, Santiago de Compostela Yolu’nun tarihine ayrılmış durumda. Arjantin’in Buenos Aires kentindeki Viajes Piamonte ofisinde bulunan 21 numaralı salon ise seyahat şirketinin tarihini ve kurucusu Juan Carlos Tártara’nın hikayesini anlatıyor. İspanya’da da seyahat şirketlerinin faaliyet gösterdiği mekânlar müzenin salonlarına dönüşmüş durumda. İtalya’nın Napoli kentindeki Proyecto España seyahat acentesinde bulunan salon, İspanya ve İtalya turizminin tarihine odaklanıyor. Dolayısıyla da İstanbul’daki 93 numaralı salon, dünyada daha önce uygulanan bu modelin Türkiye’deki karşılığını oluşturuyor: Bir seyahat şirketinin kendi faaliyet gösterdiği ofis, aynı zamanda şirketin ve kurucusunun tarihinin sergilendiği kalıcı bir müze alanına dönüşüyor.
Oteller de Müze Ağında
Turizm Müzesi’nin salon ağı yalnızca seyahat acenteleriyle sınırlı değil. İspanya’daki Hotel Abba Huesca ve Hotel Tudanca, İtalya’daki Hotel Oxford Roma ve Hotel Avenue Louise Brüksel gibi oteller de müzenin salonlarına ev sahipliği yapıyor. Müzenin güncel salon listesinde otellerin yanı sıra turizm ofisleri, eğitim kurumları, müzeler ve turizm şirketlerinin merkezleri de yer alıyor. 2024 yılında açılan salonlar arasında Brüksel’deki European Travel Commission merkezi, Montenegro’daki Cetinje Turizm Ofisi, İtalya’daki Grand Hotel Excelsior Vittoria ve İspanya’daki Biescas Turizm Ofisi gibi farklı turizm kurumları ve işletmeleri bulunuyor. European Travel Commission’ın Brüksel’deki 106 numaralı salonu ise kurumun 1948’den günümüze uzanan tarihine ilişkin arşiv belgelerini ve turizm tarihindeki rolünü ortaya koyuyor Bu örnekler, Turizm Müzesi’nin “müze” kavramını yalnızca belirli bir binayla sınırlamadığını gösteriyor. Bir kurumun tarihi, o kurumun bugün faaliyet gösterdiği binada da anlatılabiliyor.

Bir Duvar Bile “Salon” Olabiliyor
Turizm Müzesi’nin bu modelinin bir başka özelliği ise salon kavramının fiziksel büyüklükle tanımlanmaması. Müzenin kurallarına göre bir salonun mutlaka ayrı bir oda olması gerekmiyor. Turizm tarihine ilişkin belgelerin, fotoğrafların, kartpostalların, seyahat rehberlerinin, posterlerin, broşürlerin veya hatıra eşyalarının sergilendiği bir vitrin ya da uygun şekilde düzenlenmiş bir alan da salon işlevi görebiliyor. Böylece küçük bir sergileme alanı ile büyük bir müze arasında fiziksel bir hiyerarşi kurulmadan, ikisi aynı uluslararası müze ağının parçaları haline geliyor. Nitekim Turizm Müzesi’nin salonları arasında yalnızca şirket ofisleri ve oteller değil, bağımsız müzeler de bulunuyor. İtalya’nın Merano kentindeki Touriseum – South Tyrol Museum of Tourism ile Norveç’teki Norwegian Museum of Travel and Tourism gibi kurumlar da müzenin salonları arasında yer alıyor
Türkiye Turizminin Hafızası Burada
İstanbul’daki 93 numaralı salonun önemi de bu uluslararası yapı içinde ortaya çıkıyor. Arar Tours ve Panorama Havacılık’ın ofisinde yer alan salon, bir yandan Mehmet Doğan’ın kişisel meslek hikâyesini gelecek kuşaklara aktarırken, diğer yandan 1974’ten bu yana Türkiye turizminde yaşanan değişimin izlerini koruyor. Sektörde yarım yüzyılı aşkın süre geçiren bir turizm profesyonelinin arşivinin, kariyerinin başladığı ve şirketlerinin faaliyetlerini sürdürdüğü sektör ortamında sergilenmesi, Turizm Müzesi’nin merkezi olmayan müzecilik anlayışıyla da örtüşüyor.
Müzeler Sürekli Büyüyor
Müzenin 2024 yılı bilançosuna göre proje, dünya genelinde 500’den fazla gönüllü ve yaklaşık 200 şirket ile kurumun katkısıyla büyüyor; fiziksel salonların yanı sıra web sitesi, blog ve sosyal medya kanalları üzerinden turizm tarihini dijital olarak da yayıyor. İstanbul’daki 93 numaralı salon böylece yalnızca Mehmet Doğan’ın meslek hayatına adanmış bir sergi alanı değil, Türkiye turizminin son 50 yılına ilişkin kurumsal hafızanın uluslararası bir müze ağına dahil edilmesi anlamına da geliyor. Arar Tours’un 1974’te başlayan hikâyesi, Mehmet Doğan’ın meslek hayatı ve Türkiye turizminin geçirdiği dönüşüm, bundan böyle Turizm Müzesi’nin dünyanın farklı noktalarına yayılan salonlarından biri aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılacak.

